| 16 MART 2009 PAZARTESİ |
Merhaba arkadaşlar sonunda yaa geldigimden beri
interneti ayarlayamaya çalışıyorum. Şu son iki hafta çok
fenaydı zaten Türkiye'ye döndükten sonra kendimi hengamenin içine
soktum benim şizofren babam sayesinde 3 aydır eve ne tv baglatılıyo
ne de internet nedense benim dönmem bekleniyo zaten eve annem yeni inşaattan
girmiş elektirk, su, dogalgaz yeni yeni oluyo hatta suyu geçen hallettik düşünün neyse oralara girmeyelim
buraları uzatmadan Avrupa Turumuzdaki
son şehirleri anlatayım :D
Como, Venedik , 15 Dakika isviçre ve son olarak Roma.
Milano bir günde geziliyo zaten sonra oraya bir saat uzaklıktaki
Como diye bir şehre gittim. Milanonun aksine o kadar güzel bir şehirdi
ki. Comoya tren bileti alırken şimdi gittim gişeye kadına "i
want a ticket for Como" dedim. İngilizce bilmiyolar zaten
kadın bana bakıp parmaklarıyla 4 işareti yaptı ben de 4 euro diyo
sandım. Ok dedim. Salak sonra 4 tane bilet verdi önüme bu ne için
dedim. Kadın italyanca bişiler diyo. 1 Kişi dedim. Neymiş evet
demişim salak mı ne yaa ben ücreti diyosunuz sandım dedim ama kadının
para üstünü bir atışı var önüme köpegin önüne yemek atıyo
sanki gerizekalı hayır 4 kişilik bilet istedigimi neresinden çıkardı
onu anlamadım. neden 2 yada 3 degil 4 dimi aptal ya. Hiç sevmedim
italyanları kaba insanlar almanlara kurban olsunlar ya garibim
almanlara soguk felan diyolar ama sanırım insan ilişkilerinde
soguklar ama yabancılarla olan ilişkilerinde güleryüzlü ve düzgünler
yaa valla. Zaten bende de Enver paşa gibi alman hayranlıgı başladı
yaa Almanya yı ikinci memleketim gibi görmeye başladım :P salak
kadın yaa neyse comoya vardım ki ne vardım muhteşem yaa tepelerde
evler karşıda göl, güneşli bir hava. Como dan isviçrenin chiasso
denen bir şehrine otobüsler kalkıyomuş 15 dakika sürüyo düşünün
yaa. Dedim bari gelmişken bir isviçreye de gideyim zuhahah. Otobüse
bindim abi yani aksaraydan mecidiyeköy gibi muhhaha arada sınır
felan ne bilim insan isviçreye hoşgeldiniz felan yazar hee :P süperdi
valla. Çocuklar vardı italyada okuyolar isvçrede oturuyolar sanırım.
Çok degişikti. Neyse indim ben ama orada pek bişi yoktu tekrar otobüse
binip merkezine gitmem gerekti ama fazla para harcamamak adına
gitmedim. Yalnız harbiden güzeldi hee zengin oldugu belliydi abi. Şöyle
bir 15 dakika turladım sonra döndüm bir de bileti alırken isviçre
çikolatası aldım ve bitti. Sonra da como ya döndüm. Como kendine
özgü bir şehirdi. Dar sokakları, taş evleri çok ilginçti. Çarşısı
felan da çok güzeldi. Bir de ana meydana çıkınca o tepeler falan
manzarası çok güzeldi yaa ordan sonra gölün etrafında yürümeye
çıktım. Dondurma aldım italyada mutlaka yemek gerekirmiş. Ben de
aldım hakkaten de çok güzeldi. Gölün etrafına bayıldım yaa
anlatamam bir de sessiz sakin ne bilim ya acayip huzur vericiydi.
Milanodan çok daha güzel oldugu kesindi.
como resimleri
01
02
03
04
05
06
07
08
09
10
7 numarada herşey 99 centçi :P 9 ve 10 numara bildigin daire
komplexi
chiasso reismleri
11
12
13
çekecek bişi yoktu laf olsun torba dolsun 13 numara sınır işte
Venedike gelince zaten yanii insan hep merak etmez mi ama varyaa gerçekten
de hayatımda gördüğüm en güzel şehirdi ya resmen aşık oldum.
Muhteşemdi. Üstelik fotograflar felan boş yani kesinlikle insanın
gördüğünü yansıtmıyo yansıtamıyo. O yüzden venedik fotolarını
pek sevmedim. Çok güzeldi yaa tamamen kendine özgü bir şehir.
Bana adaları, beyoglunun ara sokaklarını falan hatırlattı ara ara
ama gerçekten de kesinlikle görülmesi gereken şehirlerden. Zaten
tren istasyonundan indim direk seni etkisi altına alıyo. Güneşli,
cıvıl cıvıl bir şehir. Mutlulukun resmi var mı bilinmez ama şehri
Venedik sanırım. Çok fazla turist vardı hatta önümde iki Türk
çocuk vardı onlar da gezmeye gelmişlerdi. Oooy ooy dedim Türkler
heryerde garibim japonların gözleri ele veriyo yoksa bizim de
onlardan kalır yanımız yok :P Köprüden indim direk zaten dükkanların
oldugu caddeden indim. Ondan önceki günlerde festival varmış her
tarafta maskeler felan satıyolar acayip pahalı tabii. Hava acayip güzeldi
ya sonra magazalar felan girdim yalnız sokaklar manyaktı yaa
tek kişininin geçecegi darlıkta binalar çok ilginç taş ve
kanallar her yerde yaa her kanaldan gondol geçiyo tabi o da 80
euroydu yanii çüşş
ya bilmiyorum nasıl anlatacagımı masal şehri gibiydi prag da öyle
bilinir ama bu tamamen ne arabalar var ne bişi tamamen kendine özgü
kalmış herşey. Çok güzeldi abi
venedik:
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
25
aaah venedik aah resimler güzelligini gösterebilir mi ki 15numaralı
maskeler heryerdeydi bri de ucuz olsaydı
Roma ya geleecek
olursak roma ya gidişim de olaylıydı zaten en son o kalmıştı
dedim bunu da atlattım mı tamamdır. ucuz uçak bileti ryan air
abiden ya sabah ya da akşam bilet vardı sabahki daha pahalıydı ben
de akşam 9 için aldım bileti. saat 10 da romada olcam ama şehir içine
in felan otele de gitmek için metroya binmek lazım yani işin kötü
yanı acayip tırsıyom abi gündüz vakti olsa neyse gece yani bir de
belli bir saatten sonra metro da çalışmaz allahtan ctsydi de yarıma
kadar çalışıyomuş. İlk defa akşam uçaga binmiştim tabi
manzara varya muhteşem o ışıklar felan gece acayip güzel tepeden
bakması bulutlar simsiyah bööle garipti. Neyse 10:30 da şehir içine
giden otobüse bindim biryandan da korkuyom abi burası gibi degil ıssızlaşıyo
her taraf belli bir saatten sonra neyse saat 11 gibi metroya bindim
ben metronun don duragında incem orda rebibbia caddesi varmış 18
numara allahım metroda son iki durak kala vagonda sadece bir adam ve
ben benim her yanım valiz çanta dolu turistim diye bagırıyorum
adam cüzdanımı alsa bişi yapsa hiçbişi yapamam içimden kendime
küfredfiyom salak neyine güveniyon manyak mısın şeklinde neyse
son durakta indim çıktım caddeye. Bismillah e5 mi ne cevizliğbagdan
hallice bir yer allahım ne tarafa gitcem bilmiyom cadde ismi yazmıyo
ben salak salak yürüyom ama saat gecenin onikisi ya bulamazsam abi
tam middle of nowhere ne etcem metroda birazdan bitcek nasıl korkuyom
ama sonra baktım nereye gidiyom bilmiyom orada otobüs şöförü
vardı ona sordum dogru yoldaymışım zaten biraz gidince oteli gördüm.
Tam supernaturalda bizimkilerin kaldıgı motel tarzında neyse zaten
otele varınca bir o çektim.
Roma haritasını
aldım elime ilk gün rotamı belirledim aşk çeşmesi civarını
gezecektim. Hava karanlıktı aslında hava sıcaktı ama ara ara
yagmur yagdı ben de şemsiyemi otelde unutmuşum hoş ertesi gün aldım
da ne oldu kırıldı hemen ama çok fazla yagmıyodu o bişi degil de
şemsiye satan adamlar var onlar öldürdü beni. Deli gibi yapışıyolar
adama Roma birkaç yer dışında pek düşündüğüm gibi degildi ya
yani ben begenmedim. Nnesi bu kadar abartılmış yani anlamadım
Paris tamam yani gerçekten güzeldi merkezden ayrılınca kötüydü
ama en azıondan merkezi güzeldi parisin dışı güzel içi kötüydü
de romanın ikisi de kötüydü :P Gaziantepte yaşayanlar bilir yaşamayanlar
için şehir sürekli yenilenir. Yani eskiden yapılan yerleşimler
terkedilir hep boş arazilere o zaman bag olan yerlere yeni
apartmanlar villalar yaparlar ve orası merkez haline gelir çok güzel
evleri vardır hem dış cephe hem iç. Mahalleler felan gene öyle
neyse diyecegim gaziantep in varoşları işte biz eskiden çocukken
annem kendi çapında orada yaşayan muhtaç insanlara yardım yapar
onun dışında da evlerine de misafir felan olurdu beni de sürüklerdi
peşimden ben de işte o varoşları görünce çocuk aklı işte
anlamazdım pek oralarda nasıl aşanır diye çünkü yokuşlar eski
evler karanlık bir hava dar sokaklar tamamen bizim yaşadıgımız
yerlerden başka bir dünyaa. İşte romanıun bazı sokakları bana
Ggaziantep in o varoşlarını çok fena hatırlattı. Abi roma
diyolar yani gaziantep e gitsem kalesi dışında gezecek yer bulamazsın.
Hani kalıntılar desen Türkiyeye kurban olsunlar yanii burdaki kalıntılar
bin basar ne yazıkki bizim kalıntıların biri bir şehirde
yeteri kadar duyuramıyoz ya da bilmiyorum ama romaya bin basar. Bunu
mariaya anlattım da ama orası orji,nal roma diyo heh dedim bizde de
yaşadılar felan ama yok efendim orası romalıların şehriymiş.
Amaan dedim. Bir de diger maria vardı ispanyol olan paristen daha çok
begenmiş şok oldum. Durdum durdum da pardon ama tam olarak neresini
begendim amaan iş işte havasını sevmiş somut bişide yok elinde.
Neyse ben aşk çeşmesine gittim orası gerçekten güzeldi de ben
meydan felan sanıyodum etrafını dar geldi bana biraz ama varya ne
biçim kalabalıktı ehehe hemen para attım artık son umudum o :P
onun dışında ilk gün meydanlar pagan tapınakları bilmem nee öyle
dolaştım.
roma resimleri:
26
27
28
29
30
26 ve 27 numara aşk çeşmesi 28 numarada lady oscarın müzikalinin
afişi vardı şaştım 29 numara da dilencilerin reimleri pragta da böyle
dileniyorlar. 30 numara da adım başı çeşmeleri
İkinci gün rotam colleseuma gitcem ve
etrafını gezcem. Colleseuma gittim gerçekten çok büyük ve güzel
ama internette felan küçük demişlerdi salaklar mı neler daha ne
olcak bee. Ama bir türlü resim çektirecek birini bulamıyom zaten
millet sürekli ya arkadaşını ya da arkadaşı onun felan sinir
oldum bir de moralim bozuldu yaa kendimi çok kötü hissettim neden
bilmiyom. Ulan yalnız etraf tam asya dizisi tadında yanee :P bir
onlar bir ben zaten heryerdeyiz. neyse ben bööle resim çektiremedim
içine girdim orda manazara daha fenaa geziyom felan ama acayip eski
yaa mermerler sökülmüş felan kırmızı kalmış sadece egedeki
apollon tapınakları felan beyaz beyaz duruyolar. Sonra bir kızdan
rica ettim resmimi çekebilir misin diye tabi dedi. Sonra ben de
onunkini çektim. Biraz ilerledikten sonra kız bana gelip burda da çekeyim
mi diye sordu ben de hemen atladım tabee sonra kızla muhabbet ettik
nerelisin felan dedi türkiyedenim dedim o da japonmuş. Biz öyle
muhabbet ede ede gezdik o da yalnız geziyomuş. Dedim tek manyak ben
degilmişim. O da avrupa turuna çıkmış paris , isviçre londraya
gitcekmiş. Sonra ne yapacaksın dedi hiç dedim buralarda turlayacagım
sonra biz birlikte gezdik onunla colleseumun yanında forum vardı çok
büyük kalıntılar ama bilmiyom ben begenmedim yaa bir de audrey
hepburnun romada çekilen siyah beyaz bir filmi varmış onun ir
sahnesi varmış onun önünde resim çekildik. resmen resim çekilme
sırası vardı yaa sonra aşk çeşmesine yeniden gittik falan çok güzeldi
ya akşama kadar birlikte gezdik çok kafa bir kızdı bir de ne rahat
ya hemen arkadaş edindi felan pizza yedik sonra ben ona japon
animelerinden asya dizilerinden bahsettim zuhahaha :P mailini felan
aldım bakalım bana resim göndermesi lazım :D
31
32
33
34
35
36
37
38
31 den 36 ya kadar colleseum 38 de işte japon arkadaşı ve filmin
sahnesinden :D
ertesi gün de vatikandı son duragım. Ben salak gibi yanlış çıkmışım
metrodan bilmem ne yeniden bilet almamak için bir de amaç da gezmek
oldugundan 4 saat yürüdüm yaa normalde metroyla iki üç durak
felan da işte tabi yanlış yönlere çok saptıgımdan bayagı vakit
kaybettim ama zaten vatikanda fazla uzun sürmedi müzesi ücretliydi
o yüzden girmedim meydan koskocaman bir de ordaki kilisesine girdim
de londradaki st paul daha görkemliydi. Ama gene de mimarisi felan göz
alıcıydı. Bir de turist rahipler felan da vardı onlar da içerde
foto çekiyolardı çok kopuktu yaa dagıldım. Vatikana şort ve
kolsuzla girmek de yasak. Sadece orda yasak olması da ilginç neden
acaba çünkü diger kiliselerde böyle bir şart yoktu. Pragtaki
katedrale de erkekler şapkayla giremiyordu ilginç.
39
40
41
42
vatikanı degil de çevresinde tezgahlarda çok uygun ve markalı
ayakkabılar satıyolardı cebimde sadece 15 euro kalmış. 11 euroya
havaalanına gidecek trene bincem düşünün allahım kendimi zor
tuttum almamak için ama çok güzellerdi yaa neyse dedim esra git
otele yeter valla erkenden otele gittim saat 4 gibi neymiş 2 buçuk günde
roma gezilirmiş. Paris 10 günde bitmedi yanii aradaki fark işte.
Ertesi gün de hamburga döndüm. O kadar duygu doldum ki 25 gündür
yollardaydım. Sanki hiç gitmemiş gbiydim zaten orda da 3 gün kaldıktan
sonra türkiyeye geldim. Havaalanı çok stresliydi. valizlere sıgdırma
felan derken zaten öldüm el bagajı rahat 30 kilo vardı. laptop çantası
(içinde sadece laptop yok) 10 kilo diger bagaj 48 kilo tuttu. 30 hakkım
vardı zorladık bilmem ne 5 kilo farkı ödedim gene çok ama ne
yapalım. Uçakta istanbul görününce gözlerim doldu yaa yeminle
hele uçagın tekerlekleri yere basınca aglayacaktım yaa o kadar zor
tuttum ki kendimi memleket ne biçim şeymiş beee insan bunu anlıyo.
İnsan vatanını seçemiyo ailesini seçemedigi gibi ama işte öyle
bir bag ki kopamıyor da bee anasını satayım.
43
44
45
46
47
48
43 o kilisenin içi 44,45,46 vatikan 47 de böyle bir magaza vardı da
çektim öyle son resim de benim otel :P
Burda keseyim artık anlatacak şey çok da zaman da yok hem artık
burdayım her hafta yaparız inş güncelleme :D
| HEROES 14 ve 15. bölüm |
Uçagın
düştüğü insanların açık kapıdan uçtugu son sahnelerde kötü oldum da bu aptal angela petrelliyi anlamak mümkün degil sırf nathanı öldürecek diye kocasını zehirledi ama öbür oglu peterın
gönderilmesine destek oluyo ne biçim bir kadındır. zaten bölüm
sonunda nathanın konuştugu da o çıktı nathanı anlamak hiç mümkün degil kafayı yemiş salak.
öff bir umut sylar tarih oldu siye sevinmiştim amaaan nee emrahvari yaa sıkıldım ondan da ulan bir ben gelecegi çizmedim hee parkman da başımıza kahin oldu
noah da çok şerefsiz abi
gözetim altına alacakmışlar da katil degillermiş de paah salak yaa mohinder da kendini ne sanıyosa hiroya akıl veriyo gücün yok çekil diyee salak
bir sezon öncesinde sen neydin SYLAR DA kendine kardeş buldu allahaam
daphne de çabul öldü
| DESPERATE HOUSEWIVES 7 ve 8. bölüm |
mike ile kate ya olmaz abii :((( gabynin yaşlı teyzeye köpürmesi komikti manyak ya diger bölümde de kadın bunları mirasına dahil etti ya gabynin halinda dagıldım ooh virgina neden sana kızamıyorum diye atladı allahım. davein derdinin kimle oldugunu ögrendik mikelaa o da haa ne biçim öldürdü doktoru yazık oldu adama ee iyi de kim yakalandı kundaklamadan ? porter da yanii lynette garibim bir kurtulamadı şu çocukların derdinden yaa
| ONE TREE HILL |
12
bölüm: paah yani abi lucas i do dedi ya hayret dedim ilk defa düğünde bırakma klişesi olmadan düğün olacak diyodum ki oldu yalnız peyton kalktı hayır felan dedi ya
biran gerçek sandım agzım açık kaldı yaa hoş salak lindsey o ana kadar bişi anlamadı o an kafasına dank etti. ee etsin zaten biliyodun evlen git adam zaten evet dedi
sevmese evlenmezdi heralde offf laf işte ıyyy
şu lucasın gelip tüm hayellerimi gerçekleştirmek istedigimde yanımda olmanı istedigin sensin dedigi sahneye de gıcık oluyorum yaa
o kadar havadan inmeydi ki adam bir kaç bölümde nedense ölüp bittigi brooke degil de peytonu sevdigini anladı de get yaa off napiym yaa kuyruk acısı oldu bende
şu dadı da bizim peytonun sahte piskopat abisinin dişi versiyonu çıktı da dan neden smokin giydi amacı düğüne gelmek degildiyse ne işi vardı orda dışarda
çocugu kurtardı da yani off onun o yüzünü görmek de midemi kaldıryo yaa yazık karene aay andyi de gördüğüme de sevindim be eskilerden birini görmek güzel yaa
brooke da garibim evlenmek aile kurmak hayalinde aah aah yaş ilerleyince geliyo o dürtü ben bile yaladıgımı yuttuguma göre :/
yalnız luke un şu yeni kitabını merak ettim hee bir de peytonun şu lafı varya people always leave mayvediyo beni yaa :((
| PUSHING DAISIES |
nedin çocukluk sahnelerinde çok kötü oluyorum yaa babası ile ilgili olan kısımlara tamamen katılıyodum da ben hala neden
kardeşlerini görmeye karar vermesini anlamadım ıyyyy böyle bir durumla karşı karşıya kalmak istemezdim ya
emersona hastayım abi yok bööle bir adam kılık degiştirdigi haline dagıldım
off neden iptal ettiler ki kötü degil ki bölümler çok güzel diziydi :(((((((
hani herman bana kısaca great dedi ya emersona o da no i won't dedi dagıldımyaa orda off ned dedi ya gelecekteki kendime mektuplar yazıyordum babamın bana yaptıklarını unutmamak için kıyamam beee
şu adam da neyin peşindeyse artık
| HOW I MET YOUR MOTHER |
10. bölüm: ay dagıldım yaaa en çok da marshalla dalga geçtiler kardeşleri ile olan kavgalarına
son kısımda ted anlatıyodu ya görünşe göre marshall amcanız kardeşleriyle bayagı iyi dövüşüyomuş diye sonra
bunları gösterdiler birbirlerine birmişler sıcak çikolata arasında hela allahım yaa
barney salak ya robin için nasıl da atladı gerzek :P robinin marshall kilo mu verdi lafına lilynin cevabı süperdi zuhahaha yaa manyak bunlar
11.bölüm: tedin kızkardeşi nerden çıktı bee marshallın memleket barı süperdi yaa robin de tam erkek hee seviyo öyle şeyleri
ama şey dedi ya bazen bir iki saatligine ışınlanmak istiyorum yaa aynı ben de öyle diyom bazen o kadar dayanılmaz oluyo ki sadece bir saatligine de olsa gitmek istiyo insan
zor bee gurbet anasını satayım.
12. bölüm: ay kıyamaaam be barneyee ne bölümdü yaa garibim
tvleri parçalaya parçalaya bir hal oldu. Ted ile robinin şu anlaşması
da yani çüşş bee saçmalıktı seinfeldden alınma orda da jerry
ile elaine in böyle bir anlaşması vardı da marshalla koptum yaa
sonunda gelip deal diyodu ya her seferinde. Barneyin evi temizleyip süt
almasına ne demeli zuhahah sonunda ted anladı yani robinde tık yok
ama yani barney bu abi kimin aklına gelirki salak yaa seviyorum
kendilerini
| SUPERNATURAL 4X3-4-7 |
3. bölüm : oha ne bölümdü yaa çok fena oldum yaa agladım bile
laan. yalnız otel odasında yalnız basına gece gece de spn izlemek garip yane
deanin geçmişe gitmesine şaştım kaldım en çok şaştıgım ise annesinin avcı olması babasının da
iyi aile çocugu olmasıydı yazık ya kadının tüm istedigi çocuklarının normal yetişmeleri vee çocukların nasıl yetiştigini ikimiz de biliyoruz
kızın anne babasına çok kötü oldum yaa.
biz de olayın esasının ögrenmiş buluuyoruz abi ailede anlaşma yapmayan yok bir tek sam anlaşma yapmadı heralde
off yaa kötü oldum bak gene dean agladı yaa kıyamam
o melek nası bişidir anam suratsız olmak bir insana bu kadar mı yakışır off beee
4. bölüm yalnız bu acıması olmayan avcıların sonu da kötü
bitiyo bee hani vampir avlayan vardı ya bir dene o da vampire dönüşmüştü
en son bu da yıllardır peşinde koştugu yaratık tarafından öldürüldü
5.bölüm: bu bölüm süperdi yaa draculaya bayıldım zaten
muhahaha yazık bee yalnız deani o kıyafetle baglamıştı yaa dagıldım
dagıldımm.
6.bölüm: o hayalet olan adamın öldürülmesi de acayip vahşice
olmuş yaa çok kötü oldum yazık bee yazınca bile kötü oluyom :(
ama deanin o hali öldürüyo beni fare görünce çıglık atması küçcücük
köpeekten korkması allahım hele hayalet görünceki hali
dayanamam ulan varya ben de öyle korkagımdır hee bakmayın bööle
olduguma
7.bölüm: şu meleklerin gelmesi felan offf bu konular sıkıyo
beni bir de meleklerden biri de prisondaki hapishane agasıydı yanee
ne yani meleklerden daha mı düşünceliler wincesterlar sonuç bu mu
neyse daha derine girmeden çıkam ben :P
| RESİMLER |
sarah bir garip çıkmış resimlerde son iki resim dragonball ın
japonya galasından
eeh söze hacet yok

bones scanları
| PICSPAM |
++ Elle in harika bir karakter oldugunu gösteren 9 neden spamı TIKLAYIN
++ SMG nin daha iyi olduguna dair 5 neden spamı TIKLAYIN
++ Heroesun şizofren abisi nathanı oynayan adrianı sevmek için
11 neden spamı TIKLAYIN
++
Milo spamı TIKLAYIN
| HABER |
++ David
& Jaime ikinci çocuklarını bekliyorlarmış eeh hayırlı olsun
diyelim ne diyelim :D
++ Charisma Carpenter
Csi de konuk oyuncu olarak yer alacakmış. Karakteri komik olcakmış.
| FILMLER |
RAIN
MAN: Sene 1988 bakıyorum da 20 sene nasıl
da kendini belli ediyor filmde her anlamda yaa sadece moda bakımından
degil izleyince anlıyo insan. Bir de tom cruise sürekli telefonla
biryeri araması gerekiyo o zaman tabi cep teli yok allahım her
telefon kulübesi her otel ay dagıldım yaa işte cep telinden önceki
hayat. Film babasının ölümü ile otistik bir kardeşi oldugunu ögrenen
bir adamın öyküsü babası mirasının büyük bir kısmına ona bırakınca
o da tanımadıgı abisini klinikten çıkarıp onunla bir maceraya çıkacak.
Aadamın otistik olmasının yanında bir de süper bir zekası var
herşeyi ezberliyebiliyo felan. Duygusal güzel bir filmdi.
SOUTHLAND TALES: Oyy ooy ne karışık film yaa birsürü bişi
var ama hep yarım hiçbirşey anlaşılmıyo filmde n yarısında bıraktım
zaten sıkıcıydı.
ANGEL: Aslında filmi bööle epik bir aşk hikayesi olarak
bekliyo insan ama bir aşk filminden beklenenlerin tam tersini veren
bir hikaye işte benim gibi iflah olmaz romantiklere arada izletilmesi
gereken filmlerden. Başroldeki kız yazdıgı romanlarla istedigi başarıyı
yakalıyor. Sınıf atlıyo. Bencil bir kız ama neden bilmem ben çok
üzülüyodum kıza biryandan da çok saf yani inandıgı bir hayat
var zaten filmde de degil yaşadıgı hayattan ziyade hayal ettigi
hayatı yaşıyodu konusu hakkında fazla ayrıntıya girmek
istemiyorum ne bilim kötü oldum filmi izleyince
WATCHMEN: Arkadaşlar sinemaya gidip izledik ooy ooy çok güzel
de degildi kötü de diyemem ne bilim ama pek begenmedik. Çok uzun
bir kere bir de sam ile deanin babasını öyle görmek zor geldi bee
anasını satam :P film sözde 85 yılında geçiyoo peeh yanee insan
azcık modasını felan şeyeder. Karakterlerden birtek roşak mı ne
vardı onu tuttum ben.
DIRTY DANCING HAVANA NIGHTS: Angelda oynayan kız oynuyomuş burda
ne degişik ben de izliyom o kız mı degil mi emin olamadım angelda
siyah saçlıydı burda sarı saçlı imdb sagolsun neyse efendim konu
olarak ilki daha güzeldi ama bunun müziklerini ve danslarını daha
çok begendim. Patrick swayzenin de rolü vardı laf olsun diye
:P
| KITAP |
Chasing Harry Winston: Frankfurtta gece 4 saat
beklerken okuyim diye aldım da okuyamadım ki adam gibi sonra
bitirdim. Üç kadın var new yorktan 30 larına merdiven dayamış işte
onların aşk yaşamları felan fişman pek begenmedim ben
dehşet gecesi - kerime nadir : hamburga döndügümde hemen kütüphaneden
aldım :P allahım bulursanız okuyun ya sene 1955 ve fantastik korku
örnegi süperdi abi vampirlerden bahsediyo ama onlara hortlak diyo
felan süper hele bizim başroldeki imanlı abimizin boynunda taşıdıgı
enam süresi var wincesther kardeşlere haber verilmeli hemen güzeldi
ama yaa ben çok eglendim okurken :D
solan ümit - kerime nadir: bu da garip bir takıntının hikayesi ama sonu felan ne bilim işte bir kız var radyoda sürekli dinledigi bir profa aşık onunla tanışıyo adam yaşlı çocukları kızdan büyük sonra aile dostları oluyo kız gidip geliyo ama hep uzaktan bilmem ne işte
bu haftalık bu kadar eve tv hala olmadı annem de memlekete gitti iki hafta daha tv yok yani netten izlemeye devam
|
|